Şubat 18, 2008 · Kategori: Turkiye
Pepsi, 'Türban' için ilanla özür dilediHaber7'nin ortaya çıkardığı, 'Duygularını Göster' adlı yarışmanın katılım şartındaki 'Türban' skandalı sonrası, Pepsi, dün gazetelere verdiği ilanla özür diledi. |
| 17 Şubat 2008 20:45 |
Pepsi ile göster duygularını' adı ile www.duygularinigoster.com adresinde başlatılan yarışmaya katılım şartlarına, küfür içeren, ırkçı, hayvan, çocuk, bebek ürünleri gibi fotoğrafların yanı sıra türbanlı fotoğrafların site moderasyonu tarafından onaylanmayacağı ifadesi konulmuştu. Gelen tepkiler üzerine katılım şartlarında değişiklik yapan şirket, 'türbanlı' yerine 'dinî, siyasî ve yanlış anlamaya açık fotoğraflar' ibaresini koydu. Bu ibare de daha sonra 'Kanuna ve genel ahlak kurallarına aykırı fotoğraflar yayınlanmayacaktır.' olarak düzeltildi. Ancak tepkilerin devam etmesi üzerine gazetelere ilan veren Pepsi, bu şartları web sitesinden çıkardığını açıkladı. İlanda, fotoğraf yarışmasında açıklanan şartlar arasında Pepsi tarafından onaylanmamış bazı maddelerin tespit edildiği ve ayrımcılık içeren bu maddelerin tüketicilerin haklı tepkisine sebep olduğu ifade edildi. Durumun farkına varıldığında anında müdahale yapıldığı vurgulanan açıklamada, söz konusu şartların web sitesinden çıkarıldığı kaydedildi. Açıklamada şöyle denildi: "Pepsi, faaliyet gösterdiği her ülkede, kültürel farklılıklara önem veren, toplumsal sorumluluklarını yerine getiren, ülkelerin yerel değerlerine saygılı, toplumsal duyarlılıkları göz önünde bulunduran bir anlayışa sahiptir. Durumun yol açtığı hassasiyetten dolayı üzüntülerimizi bildiririz." |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Şubat 18, 2008 · Kategori: Turkiye
| ||||||||
|
Beklediğimiz gün geldi diyen Taçi, Bu süreçte bize yardım eden herkese teşekkür ediyoruz dedi. Allah'a olan inancımızı bir an olsun yitirmedik. Kosova'yı bağımsızlık ve demokratik bir ülke olma yolunda çalışan tüm yurttaşlara teşekkür ediyorum. Çocuklarınıza ve torunlarınıza bağımzızlığın önemini anlatmalı ve bu günü daima hatırlatmalısınız. *** Özel gündemle TSİ 16.00'da olağanüstü toplanan parlamento oturumu, Parlamento Başkanı Yakup Krasniçi'nin konuşmasıyla başladı. Toplantıda Başbakan Haşim Taçi, yaptığı konuşmadan sonra bağımsızlık bildirgesini okudu. Taçi, "Halkımızın liderleri olarak bu bildirgeyle Kosova'yı bağımsız ve egemen bir devlet ilan ediyoruz" dedi. Başbakan, bu bildirgenin halkın arzusunu yansıttığını ifade etti. Parlamentoda yapılan oylamada, bağımsızlık ilanı oy birliğiyle kabul edildi ve liderler tarafından bildirge imzalandı. Sırbistan ve Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç'e karşı 1999'da yapılan NATO'nun tarihindeki tek savaş sonunda Kosova NATO ve BM himayesine geçti. Kosova NATO ve BM'nin himayesine geçmesine rağmen Sırbistan'ın bir parçası olarak kalmaya devam etti. Bölgenin statüsüyle ilgili görüşmeler BM'nin öncülüğünde 2006 Şubat ayında başladı. Bu arada, Sırbistan'da yapılan referandumda da Kosova'nın Sırbistan'ın bölünmez bir parçası olduğu ilan edildi. BM'nin Kosova temsilcisi Martti Ahtisaari, 26 Ocak 2007'de, Kosova'ya gözetim altında bağımsızlık verilmesini öngören planını açıkladı. Rusya ise Ahtisaari'nin teklifini 2007 Nisanında yapılan BM Güvenlik Konseyi toplantısında reddetti. ABD Başkanı George Bush, haziranda Kosova'nın daha fazla gecikmeden bağımsız olması gerektiğini söyledi. Kosova geçen Temmuzda, BM'nin yürüttüğü Kosova sürecinin başarısız olduğunu belirterek, yıl sonuna kadar bağımsızlığın ilan edilmesi çağrısında bulundu. Başbakan Taçi de bu gelişmelerden sonra Kosova'nın bağımsızlığının bugün ilan edileceğini açıkladı.
Bağımsızlık yolunda bazı sıkıntılarla karşılaşabiliriz bu sorunları hep birlikte göğüsleyeceğiz. Kosova tim bu sorunlarla başetmeye çalışırlken yurttaşlarına umuttan başka hiç birşey vaat etmeyecektir. Kosova, komşu ülkelerle iyi ilişkiler yürütecektir. Komşularımızdan da iyi ilişkiler bekliyoruz. Bağımsızlıktan sonra hedefimiz Avrupa Birliği. Aksam 19.00'da ise Kosova Başkanı Fatmir Seyiu ile Kosova Başbakanı Haşim Thaçi'nin bir basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor. Gece 22.30'da ise Başbakan Haşim Thaçi'nin merkezde yerleştirilen Avrupa'nın en büyük pastasını kesmesi ardından havai fişek gösterileri düzenlenecek.
OYLAMAYA 109 MİLLETVEKİLİ KATILDI Kosova Parlamentosu, bugünkü olağanüstü toplantısında, Sırbistan'dan bağımsızlığını oy birliğiyle kabul etti. Bağımsızlık Bildirgesinin okunmasından sonra yapılan oylamaya 109 milletvekili katıldı. Toplantıya katılan milletvekilleri, Kosova'yı bağımsız yapan bildirgeyi açık oylamada oy birliğiyle ayakta alkışlayarak kabul etti. Parlamentonun, aralarında Sırpların da bulunduğu 11 azınlık üyesi ise oylamaya katılmadı. Parlamento Başkanı Yakup Krasniçi, oylamadan sonra yaptığı açıklamada, "Kosova bağımsız, egemen ve demokratik bir ülkedir. Milletvekilleri Kosova'yı bağımsız, egemen ve demokratik bir ülke ilan etme arzularını 17 Şubatta ifade etti" diye konuştu. | ||||||||
| 17 Şubat 2008, Pazar | ||||||||
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Şubat 13, 2008 · Kategori: Turkiye
| ||||||||
John Palfrey, bazı ülkeler hassas oldukları konulara ters düşen sitelere erişimi kökten engellerken bir kısmının da yaptırımları özel şirketler üzerinden hayata geçirdiğini söylüyor. Amerika'da piyasaya çıkmak üzere olan Access Denied isimli kitabın tanıtımını ilk defa Türkiye'de yapan Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne bağlı Berkman İnternet Merkezi Başkanı John Palfrey, yaptıkları araştırma ile ilgili bilgi verdi. Yaklaşık 5 yıl önce Çin ve Suudi Arabistan dışında internete sansürleme yapılmazken, şimdilerde bu sayının çığ gibi büyüdüğüne değinen John Palfrey, "Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde erişimi kısmi olarak engelleyen ülke sayısı 25'i buldu. Bu sayı sürekli artıyor. Uluslararası ticaret kanunu gibi ortak bir kanun çıkartmanın mümkün olmadığı internette 200 ülkenin de hassasiyetleri farklı. Şu ana kadar bazı ülkelerin uzlaşabildiği en önemli konu çocuk istismarı. O konu da bile farklı değerlendirmeler var. Bazı ülkeler hangi yaştakilerin çocuk kabul edilmesi konusunda kararsız. Bir kısmı da görüntü ve fotoğrafın yanı sıra çizimlerin de bu kapsama alınması gerekir mi sorusuna cevap arıyor. Dünyada çeşitli hükümetlerin internet içeriklerine müdahale ettiği ve filtrelemeyi tartıştığı dönemde yaptığımız incelemeyi Türkiye'den açıklamak üzere işe başladık. Çünkü bize göre Türkiye bu konuda dönüm noktasında. Türkiye'nin kanun emriyle devlet sitelere erişimi mi engelleyecek, yoksa ABD'de olduğu gibi özel sektörle işbirliğine gidip taleplerini gerçekleştirme yoluna mı gidecek? Yoksa bürokratlar farklı teknik bir yol mu izleyecek, merak ediyoruz." dedi. Çırağan Otel'de yapılan tanıtımda 60 ülke ile ilgili internet konusunda yapılan araştırmayı içeren kitap tanıtıldı. İnternetin yayılmasını Web 2.0 ile hızlandığını belirten Berkman İnternet Merkezi Başkanı Palfrey, kullanıcıların ürettiği içerikle de farklı bir noktaya taşındığını anlattı. İnternette engellemenin porno içerikle sınırlı olmadığını belirten Palfrey, "Seçim dönemlerinde muhalif siteler engelleniyor. Azerbaycan, Tacikistan ve Ürdün muhalif sitelere ulaşmayı engelleyen ülkelerin başında geliyor. Hindistan, Fas, Güney Kore güvenlik nedeniyle bazı ülkelerin sitelerine erişime izin vermiyor. Umman, Singapur ve Sudan ise sosyal içerikteki kültürüyle uyuşmazlık olduğunu düşündüğü sitelere erişime izin vermiyor. Bahreyn, Özbekistan, Tayland, Vietnam, Çin, Sudu Arabistan, Etiyopya, Suriye, İran, Tunus, Mayammar, BAE, Pakistan ve Yemen ise internete sansür uygulayan ülkelerin başında geliyor. Bazı ülkeler blog sitelerine savaş açmış durumda. 2006 yılına kadar tutuklanan ve cezalandırılan blog yazarı sayısı 45'i buldu. Bunların büyük bir kısmı yanlış bilgilendirme yapan, terörü öven içerikli ve devlet aleyhinde yazıların bulunduğu bloglar. İran'ın başını çektiği blog yazarlarının tutuklanmasını Bahreyn, Çin, Amerika, Malezya gibi ülkeler takip ediyor." şeklinde konuştu. İnternet için yapılan uygulamalar ülkesine göre farklılık arz ediyor. Palfrey'in anlattığı bilgilere göre uygulamalardan bazıları şöyle: "Amerika'da sitelere devlet tarafından uygulanan resmi bir engelleme olmazken okul ve kütüphanelerden çocuklar için filtreleme yapılıyor. Çin ve İran gibi ülkeler blog yazarlarını ve özellikle siyasi muhaliflerinin sitelerini engelliyor. ABD ve Kanada engelleme işini devlet yapmıyor. İnternet şirketleriyle yapılan işbirliği ile çözülüyor. Almanya ve Fransa'da Nazizm ile ilgili içeriğe karşı bir hassasiyeti var. Almanya'da google.de ve Fransa'da ise google.fr adreslerinden istenmeyen içeriğe ulaşılamazken, aksine Nazizm ile ilgili içerik arayanlar bu düşüncenin kötü olduğunu belirten sitelere yönlendiriliyor. Almanya, Nazizm gibi istemediği içeriğin yayınlanması onaylamıyor. O ülkede faaliyet gösterecek şirket de buna uyuyor. Devlet, internet şirketlerine 'bu tür içeriklerin yayınlanmamasının yolunu bulun, yoksa maddi ceza uygularım, hatta faaliyetlerinize izin vermem diyor' onlar da buna uyuyor. ABD'de çocuk pornosu için devlet internet şirketlerinden talepte bulunuyor. Hindistan ve Çin gibi, BAE, Mayammar gibi ülkeler internet üzerinden gerçekleştirilen ses hizmetlerini, Skyp türü telefon görüşmelerini dinleyip, sohbetleri izliyor. Tayland'da ise kralı eleştirmek yasak olduğu için YouTube yasaklı. Suudi Arabistan'ın zararlı sitelere erişilmesini engelleme işini Kanada'daki bir şirket yapıyor. Güney Kore, Kuzey Kore'den gelen her türlü içeriğe güvenlikten dolayı izin vermiyor. Pek çok ülkede bir web sitesi açmak için önce polise başvuruda bulunmak, kayıt yaptırıp faaliyete geçmek gerekiyor. Bazı ülkelerde ise internet kafelere girişte kimlik bilgilerini vermek zorunlu." | ||||||||
| Mehmet Sakin, İstanbul | ||||||||
| 09 Şubat 2008, Cumartesi | ||||||||
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!




